MAKÜ’DE SÜT TEKNOLOJİLERİNDE KATMA DEĞER ODAKLI ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Tarım Hayvancılık ve Gıda Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Süt İşleme Bölümü Öğr. Gör. Enes Özen, üniversite bünyesinde yürütülen çalışmalar ve süt sektörüne yönelik açıklamalarda bulundu. Özen, özellikle keçi sütü başta olmak üzere yerel ürünlerin katma değere dönüştürülmesine odaklandıklarını ifade etti.
Merkezde yürütülen çalışmaların önemli bir kısmının SOGEP Keçi Sütü Projesi kapsamında şekillendiğini belirten Özen, bu proje ile keçi sütünün yöresel ürünlere dönüştürülerek ekonomik değerinin artırıldığını söyledi. Aynı zamanda süt ürünleri ders uygulamaları, part-time öğrenci istihdamı ve 3+1 eğitim modeli ile öğrencilerin doğrudan üretim süreçlerine dahil edildiğini ve uygulamalı eğitim imkânlarının güçlendirildiğini dile getirdi.
Burdur’da Fonksiyonel Ürünler ve Doğal Üretim Ön Planda
Süt ürünlerinde katma değer oluşturmak adına Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verdiklerini kaydeden Özen, yenilikçi teknolojiler ışığında fonksiyonel ürünler ve ithal edilen ürünlere alternatif çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Sütçülük artıklarının değerlendirilmesine yönelik projelerin sürdüğünü belirten Özen, manda peyniri üretimi, eritici tuz ve koruyucu katkı maddeleri kullanılmadan kaşar peyniri üretimi gibi çalışmalarla ürün kalitesini artırmayı hedeflediklerini söyledi. Ayrıca keçi sütü ve ürünlerinin katma değere kazandırılmasının da öncelikli hedefler arasında yer aldığını vurguladı.
Fonksiyonel gıdalar alanında da çalışmalar yürüttüklerini belirten Özen, kefir, probiyotik yoğurt ve tamamen doğal koruyucu özelliğe sahip probiyotik kültürler üzerine araştırmaların devam ettiğini aktardı.
Sektördeki En Büyük Sorun: Kalitesiz Süt ve Denetimsizlik
Süt sektöründe karşılaşılan en önemli sorunların başında kalitesiz çiğ süt geldiğini ifade eden Özen, üretici bilinçlendirilmesinin bu noktada kritik rol oynadığını belirtti. Hijyenik şartlarda üretim ve sütün hızlı soğutularak muhafaza edilmesinin kaliteyi artıracağını dile getiren Özen, bu sayede süt ürünlerine eklenen kimyasal nötralizan ve inhibitör maddelerin de önüne geçilebileceğini söyledi.
Antibiyotikli sütün ciddi riskler barındırdığına dikkat çeken Özen, yalnızca 20 litre antibiyotikli sütün 25 ton sütü etkileyerek büyük ekonomik kayıplara yol açabildiğini ifade etti. Dolaylı olarak antibiyotikli ürün tüketiminin insan sağlığı üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu vurgulayan Özen, bu durumun antibiyotik direncine neden olabileceğini söyledi. Bu sorunun üretici eğitimi ve veteriner hekimlerin yönlendirmeleriyle önlenebileceğini belirtti.
Özen ayrıca, verimli hayvan ırklarının kullanımı, doğru besleme ve uygun yem rasyonları ile hem süt miktarının hem de yağ oranının artırılabileceğini ifade etti. Kayıt dışı ve hijyenik olmayan üretimlerin sektöre zarar verdiğini söyleyen Özen, denetimlerin artırılması gerektiğini vurguladı.
Burdur’da Süt Fiyatlarında Denge ve Sürdürülebilirlik Vurgusu
Süt fiyatları ve üretici gelirlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özen, yapılan zamların çoğu zaman artan yem maliyetleri nedeniyle etkisini kaybettiğini söyledi. Dünya süt piyasasıyla rekabetin önemine dikkat çeken Özen, aksi halde talep düşüşü yaşanabileceğini ifade etti.
Üniversitede 9 Nisan’da düzenlenen sürdürülebilir hayvancılık, maliyet yönetimi ve verimlilik çalıştayında da bu konuların ele alındığını belirten Özen, özellikle yem girdilerinde dışa bağımlılığı azaltacak politikaların önemine değindi. Daha az su tüketen ve verimli ürünlerin teşvik edilmesiyle maliyetlerin düşürülebileceğini söyleyen Özen, kaliteli hayvan ırkları ve ıslah çalışmalarıyla hayvan başı verimin artırılmasının hem üretici gelirine hem de sektörün sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağını ifade etti.
Burdur’da Yerel Ürünlere İlgi Artıyor
Merkezde üretilen ürünlere olan talebin her geçen gün arttığını belirten Özen, MAKÜ çiftliğinde üretilen homojenize ve süzme yoğurt ile manda ürünlerinin tüketiciler tarafından yoğun ilgi gördüğünü söyledi. SOGEP projesi kapsamında üretilen keçi sütünden elde edilen keçi tulum peyniri ve keçi-innek karışımlı ürünlerin de pazarda önemli bir yer edinmeye başladığını ifade etti.
En çok tercih edilen ürünlerin süzme yoğurt ve keçi tulum peyniri olduğunu belirten Özen, bu durumun Burdur’un kültürel damak tadıyla örtüşmesinden kaynaklandığını dile getirdi. Üniversite yönetiminin hedefleri doğrultusunda üretim kapasitesinin artırılarak satışların devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Burdur’da Eğitim, Üretim ve Sahada Etkin Model
Merkezin Burdur ve Türkiye hayvancılığına en büyük katkılarından birinin yine SOGEP keçi sütü projesi olduğunu vurgulayan Özen, üretici eğitimleri ve tüketici anketleriyle sahayla doğrudan temas kurduklarını ifade etti. Akademik bilgi ile sahadaki uygulamayı birleştirmek adına eğitim faaliyetlerine ağırlık verdiklerini belirten Özen, piyasadaki ürün kalitesi sorunlarına çözümün bilinçlendirme çalışmalarından geçtiğini söyledi.
Önümüzdeki dönemde fonksiyonel ürünler ve sütçülük artıklarının katma değere dönüştürülmesine yönelik projelere odaklanacaklarını ifade eden Özen, Burdur’un tarım ve hayvancılıkta model bir şehir olabilmesi için üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçlerde planlı ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
MİNE KAYA
%20%20.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpg)








